ABİMBOLA

Jhon, her sabah olduğu gibi yine saat 7:00’da yemek getiren görevlinin sesiyle irkilerek uyandı. Görevli anlamadığı bir dilde konuşuyordu. Muhtemelen, “günaydın jhon, işte yemeğin” diyordu. Bu sabah da her Pazar sabahı gibi peynirli omlet getirmişti. Pazarları seviyordu ama yarın sebzeli omletle kahvaltı yapacaktı ve onu hiç sevmezdi. Keşke kendi seçebilseydi ne yiyebileceğini ama bu mümkün değildi.

İTİRAF; KARI SEVİYORUM!

Belki duysa bana kızar ama, bu aşk tam olarak nerede ve ne zaman başladı anımsayamıyorum. Ama kendimi bildim bileli onla olmayı seviyorum. Yaşı benden epeyce büyük ama hala çok güzel. Sanırım o bunu okuyamaz ama buluştuğumuzda bundan bahsedeceğim elbette. Bir de çok tanınmış olduğunu söylemeliyim. Muhtemelen sen de tanıyorsun. Adı; Doğa…

Kayıp Çocuk Bulunamıyor

Telefonla konuşurken, zihnin meşgulken, dertliyken, mutluyken nasıl oluyor da insan hep kendini kuş çiziyorken, gökyüzüne ya da denize bakıyorken buluyor. Soru şu; solungaçları olmayan ama su altına özlem duyan, kanatları olmayan ama uçmaya özenen canlıya ne denir?