BÖYLE ÇOK DAHA GÜZELSİN

Doğada çok zaman geçiren biri olarak, geçmiş yıllarda deneme fırsatım olmadığı için bir taraftan merak, bir taraftan da ilgi duyduğum bir konuydu avcılık. Avcılıkla uğraşan, ne kadar dostum varsa “avcılık sadece bir spor değildir, aslında bir tutku, bir yaşam tarzı, bir mutluluk kaynağıdır…” minvalinden uzun ve tutkulu konuşmalarla avcılığı anlatırdı. Bir kere her şeyden önce uzun doğa yürüyüşleri demekti, insanların lüks diye dayattığı, suni yaşam alanından kaçma fırsatı demekti, e tabi birazda yorgunluk ve meşakkati vardı ama oda olsundu. Hayatta hiçbir güzelliğe zorluk olmadan erişilemezdi. Zaman içinde bu gibi anlatımları dinledikçe merakımda artıyordu doğrusu. Doğa sporlarından keyif alan biri olarak yeni bir şeydi bu benim için. 2012 yılının yazında, zıpkın avı tutkunu bir grubun daveti ile ilk av tecrübemi yaşayacaktım.

KAÇAK GELİN

İnsan her daldığında denize aşık olacak yeni bir sebep buluyor. İşte 21 eylül 2014 tarihinde Ayvalık melina adası açığında 16 metre derinlikte gördüğüm güzel: Blubber denizanası (Catostylus mosaicus). bu zehirli denizanası türü, siz onu rahatsız etmediğiniz sürece son derece zararsız. Ona bakınca büyük bir sükunet ve huzur duygusu kaplıyor içinizi. Sanki ıssız mavilikte yalnız gezen üzgün bir gelin gibi.

DALIŞ SEZONUNU KAŞ’TA AÇMAK

Bu yıl dalış sezonunu açmak için, en sevdiğim dalış noktalarından birine sevgili arkadaşım Gamze ile gittik. Geçtiğimiz hafta sonu(26-27 Nisan 2014) dalış deyince, birçok kişinin aklına ilk gelecek yer olan, Antalya, Kaş’taydık. İtiraf etmem gerekirse bu spor daha sıcak havada daha keyifli. Ama yaz yada kış dalış uzak kalamayacağınız bir tutku…